Sinema Türk'ü Takip Et:
3 weeks, 4 days

Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali'nin Ardından... Bölüm 2

Duygu Kocabaylıoğlu Arazlı, festivali bizim için değerlendirdi.

28. Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali'nden Geriye Kalanlar -2
Koridor

Erkan Tahhuşoğlu imzalı Koridor yola çıktığı hikâye ve görsellik açısından yakın dönem Türk sinemamızı düşününce risk alan bir film. Zira hem atmosfer hem öykü olarak 'karanlık' film çekmek cesaret işi; seyirci her an 'bunalım filmi' diyerek kaçabilir. Fakat Koridor açısından içinizi rahatlatalım; bu film bunalımın değil gerçekçiliğin filmi. Çünkü hayatta kalırsak hepimiz bir gün yaşlanacağız, bundan kaçış yok! Üstelik hem sanat (Ö. Devrim Ünal) ve görüntü yönetimi (İlker Berke) hem de iki oyuncusuyla (Emel Göksu - Ayşe Demirel) ödüle uzanmış bir film! Hayatlarının ileri yaşında aynı çatı altında yaşayan -ya da
yaşamak zorunda kalan- iki kız kardeşin günlük rutinini kesitler halinde perdeye taşıyan, bunu da ağır bir atmosferde fakat seri sahnelerle yapan Koridor ortaya attığı tek bir büyük çatışmadan, iki kardeşin farklı karakterini müthiş biçimde önümüze seriyor. Bir büyük olaydan küçük detaylara akıyoruz ve 74 dakikada 70 yıllık ömürleri seyrediyoruz. Nihayetinde şiirsel gerçekliğe bir selam da gönderen filmden çıkarken yüreğimde şu his vardı 'Doğu Avrupa sinemasının anlattığı hikayelere ne kadar da benziyor'... Tam da hak ettiği gibi Emel Göksu ve Ayşe Demirel'in birbirini besleyen müthiş performansına çifte ödül getiren
Koridor'un hem festival hem vizyon yolu açık olsun...

Lacivert Gece

Yönetmenliğini ve senaristliğini Muhammet Çakıral'ın üstlendiği Lacivert Gece filmi festivalde benim izleyebildiklerim arasında - yabancılar da dahil olmak üzere- en zayıf halka olarak kaldı maalesef. Ülkemizin halen düğüm sorunlarından biri olan kaçak madenler ve hayatı her an ölüm riski altında olan madencilere eğilen film, yola çıkış noktası olarak doğru bir yere işaret etse de mevzuları ele alış yöntemi, birbiriyle alakasız oyunculukları ve senaryonun odak noktasını kaçırması ile 20. dakikadan itibaren dökülüyor resmen. Jürinin takdiri başımızın üzerine ama bu filmde hangi performansa, neye dayanarak En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu ödülü verildiğini anlamak gerçekten güç. Yanlış anlaşılmasın, ödül alan Aslı Bankoğlu'nun oyunculuğu kötü olmayabilir ama En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu Ödülü için karakterin yeteri kadar süresi, hikâyede ağırlığı bile yok ki değerlendirelim ve seçkide diğer filmlerle karşılaştıralım? Neyse, karar nihayetinde seyircinindir, üzerine daha fazla kelam etmeyelim...

ETKİNLİKLER

Festivalde film söyleşileri haricinde etkinlik olarak paneller, konserler, fotoğraf sergileri ve geziler de düzenlendi. Bunlar arasında Çukurova Üniversitesi ile ortak yürütülen Adana Sinema Mirası projesi kapsamında gerçekleştirilen etkinlikler (gezi ve fotoğraf sergisi) ayrıca sinema-kent kültürü mirasını canlı tutmak adına bence oldukça önemliydi. Üniversitenin İletişim Fakültesi'ne bağlı olan Radyo, Televizyon ve Sinema Bölümü öğretim üyeleri Doç. Dr. İlke Şanlıer Yüksel ve Doç. Dr. Aydın Çam'ın öncülüğünde "Kültürel Miras Olarak Sinema İçin Diyalog: Sınırlar-Arası Diyalog Yoluyla Adana'da Sinemaların Somut Olmayan Kültürel Miras Olarak Kimliklendirilmesi, Tanınması ve Topluluk Temelli Envanterinin Çıkarılması" projesi özetle Adana'nın 60 yıldan fazladır süren sinema tarihi mirasını deyim yerindeyse iğne ile kazarak toplumsal belliği de diri tutmayı amaçlıyor. Öğretim üyeleri bu kapsamda iki ayrı gezi düzenleyip sonunda da iki Yılmaz Güney filminin,

Umut ve Endişe'nin gösterildiği bir etkinlik gerçekleştirdiler. Ayrıca bir de "Adana'nın Yazlık Sinemaları Fotoğraf Sergisi"ni açtılar. Fütursuzca yapılaşmayla çok hızlı değişen kentteki sinema mirasını, toplumsal belliği de diri tutarak gün yüzüne çıkartan bütün projeler beni çok heyecanlandırıyor. Bu girişimlerin bir benzerini de İzmir'de Tarkem'in hayata geçirmeye çalıştığını ekleyelim. Öğretim üyelerinin bu çabasını festivalle buluşturan Adana Büyükşehir Belediyesi'ne ise ayrıca teşekkür ederiz. Keşke ulusal yarışma programı ile doğrudan çakışmasaydı ve festival kapsamında daha fazla duyurulabilseydi.

SON SÖZ

En İyi Film Ödülü'ne oy birliği ile layık görülen Yaramaz Çocuklar filmini bahsettiğim nedenlerden ötürü maalesef seyredemedim ama en yakın zamanda izleyip, onu da yorumlamayı umuyorum. Sonuç olarak eksiği ile fazlasıyla dolu dolu bir festivali daha geride bıraktık. Yakın zamanda hayata gözlerini yuman Kadir Beycioğlu'nun yokluğu ve burukluğu festivalin üzerinde hep
hissedildi; yukarıda bir yerlerde izleyebildiyse kapanış gecesi herkes ona gözyaşlarıyla el salladı. Çok kıymetli bir sinema insanını çok erken kaybettik... Yattığı yer incitmesin...

29. Adana Altın Koza Film Festivali'nde görüşmek üzere, sinemayla kalın!

Duygu KOCABAYLIOĞLU ARAZLI
Twitter.com/duygukocabayli

Yorum Yaz